Bir ot masalı... ( 4.3.2016 0 )

 

Her ne kadar İzmirli bir annenin çocuğu olsam da, köklerim Urla’ya yerleşip tarımla ilgilense de ben ot insanı olamadım... Otuzumdan sonra bir şeyleri merak etmemle başladı pekçok şey. Örneğin pazar tezgahlarında demet halinde bir arada gördüğüm otları tanıyabiliyordum da nasıl oluyordu tüm gün arazide olmama rağmen gözüme çarpmıyorlardı? Yoksa otları arazide  gördüğümde tanımıyor muydum? Zehirli olanları var mıydı? Topladıklarımla kaç çeşit yemek yapabilirdim?

Tüm sorularıma hemen cevap bulamazdım elbet ama geçen hafta iyi bir başlangıç yaptım. Yakınımızda olan Özbek Köyü'nden hatunlarla ot toplamaya çıktım. Hem de kendi arazimde! Böylece bulunduğum alanda neye sahibim görmüş oldum. :)

Ot toplama sırasında ilk dikkatimi çeken, bulduğumuz değişik 15 çeşidin arasında ısırgan otunun olmamasıydı. Halbuki pek çok yerde görüyordum, neden arazimde yoktu? Ziraat mühendisimizin anlattığına göre; ısırgan organik açıdan zengin topraklarda daha kolay yetişirmiş. Yani hayvan gübresi ile beslenen veya bakla dikimi yapılan yerlerde çok kolay bulunurmuş. Anlayacağınız arazinizde bulunan ot çeşitliliği, size toprağınızı da anlatıyor. O yüzden karar aldım, mevsimi gelince bakla dikimi gerçekleştireceğim. Belki ilk çıkanları toplarım ama mahsülün asıl kısmını yeşil gübre olarak bırakmayı planlıyorum.

Peki ot toplarken nelere dikkat etmeliyiz?

İlk dikkat edilecek konu topladığınız ottan emin olmalısınız. Bu acaba yenir mi? diye tereddütteyseniz, o otu bırakın. İkinci olarak küçük ama keskin bir bıçağınızın olması şart. Üçüncü dikkat edilecek ve çok önemli olan konu; OTU KÖKLEMEMEK! Yani köküyle koparmamak. Alınan her ot toprakla eşit hizzadan kesilmeli, böylece toprağın altında kalan ot yine büyümeye devam edecek.( Kördem gibi toprağın altında yetişen otları, bıçağı biraz derine sokup keserek alabilirsiniz. Kök toprağın epey altında olacaktır.) Arazime izinsiz girip ot toplayan insanlara bu yüzden de çok kızıyorum. Daha pahalıya satıldığı için kökleri toplamayı kendilerinde hak buluyorlar. Oysa ben arazimdeki verimliliğin ve çeşidin bitmesini istemiyorum.

Topladığımız 15 çeşidin isimleri ile beraber fotoğraflarını koyuyorum. Maalesef arazideki güneş yüzünden pek güzel olmamış fotoğraflar. İlerki günlerde yine toplamaya çıkacağım, yeni bir çeşit olursa bu yazıya eklerim. Bazı bölgelerde otların isimleri değişmekte, ben bizim yörede söylenen adıyla öğrenmeye başladığım için onları yazıyorum. :) Bu arada bu otlarla yapılacak yemekleri de önümüzdeki günlerde mutlaka yazacağım. Şimdilik yavaş adımlarla ilerliyorum, gidecek çok yolum var...

 

1. Kördem

2. Sütlen

3. Gelin teli

4. Keçi sakalı

5. Acı turp

6. Keklik ayağı

7. Şevketi bostan

8. Tilkişen

9. Gelincik otu

10. Kaşık otu

11. Hurma Otu

12. Labada

13. Arap saçı

14. Akkursak

15. Keçi memesi

 

 


  • 1. Kördem

  • 2. Sütlen

  • 3. Gelin teli

  • 4. Keçi sakalı

  • 5. Acı turp

  • 6. Keklik ayağı

  • 7. Şevketi bostan

  • 8. Tilkişen

  • 9. Gelincik otu

  • 10. Kaşık otu

  • 11. Hurma Otu

  • 12. Labada

  • 13. Arap saçı

  • 14. Akkursak

  • 15. Keçi memesi

  •  
<< Geri